E-Bültenler

Filtrele
Sektöre Bakış

Sevgili Dostlar,

Geleceği bugünden izleyebilen işletmeler, yasal açıdan zorunlu olmadıkları konularda bile öngörülü davranıp adım atabilenlerdir. Yine de e-fatura, e-arşiv gibi süreçlerdeki yasal zorunlulukların, her sektörden firmanın finansal süreçlerini iyileştirip daha hesap verebilir hale getirmek açısından çok işlevsel olduğu da muhakkak. Dolayısıyla ister zorunlu ister gönüllü olalım, e-dönüşüm sürecinden uzak kalmamak sağlıklı gelişim açısından büyük önem taşıyor.

e-Fatura zorunluluğunun ardından, e-dönüşümün yeni adımı da e-arşiv oluyor. 2014 bilançosu 5 milyon TL ve üzeri olan ve internet üzerinden satış yapan mükellefler, Ocak 2016’dan itibaren e-arşiv sistemine geçiş yapmak zorunda. Bu geçiş sadece yasal zorunluluğu yerine getirmenin ötesinde anlamlar taşıyor. Öncelikle e-fatura sürecinin ayrılmaz bir parçası olan e-arşiv, işletmelerin tüm faturalandırma işlemlerini çok daha sağlıklı bir hale getiriyor. Faturanın elektronik ortamda saklanması, süreçleri kolaylaştırıp hızlandırmanın dışında, şirketleri fiziksel arşiv yükünden kurtarıyor. Bu şekilde sağlanan tasarrufa ek olarak, kağıt israfının da önlenmesiyle hem maddi kazanç sağlanıyor hem de çevre sağlığına katkı sağlanıyor.

Peki BimSA olarak bizim buradaki rolümüz ne? Özel entegratör olarak, e-arşiv çözümünü eksiksiz olarak sunuyor, müşterilerimize güvenilir hizmet veriyoruz. e-Fatura, e-defter, e-arşiv sistemi yazılımımız Edoksis; perakendeden çimentoya, otomotivden enerjiye kadar pek çok farklı sektörde 300’den fazla firmada kullanılıyor.

Yasal süre dolmadan e-arşiv sistemine geçmek için, hangi sektörde olursanız olun, Edoksis ile tanışmak için bize ulaşın. Size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.

Bir sonraki e-bültende tekrar görüşmek üzere.

Tunç Taşman

BİMSA Genel Müdürü

Vizyon

Neden SAP HANA?

SAP, 40 yılı aşkın süredir şirketlerde tüm iş süreçleri kapsayan çözümler üretiyor. Bunu ciddi bir yazılım mimarisi geliştirerek sağladığı gibi, derin bir fonksiyonalite de kazandırıyor. Sunduğu iş uygulaması çözümleri ile ciddi bir veri havuzunu beraberinde getiriyor. Çeşitli veritabanı sistemleri ile (Oracle, DB2 gibi) çalışabiliyor, veri hızını ve güvenliğini bu sistemler üzerinde sağlıyor. Artık büyüyen veri sistemlerinde önem kazanan hız ve performans özellikleri için SAP, yeni nesil platformu SAP HANA’yı geliştirdi. BimSA da, uzun yıllara dayanan bilgi ve deneyimi ile devrim niteliğindeki SAP HANA’yı müşterilerine sunuyor. SAP kullanan müşterilerine uzun yıllardır veritabanı ve altyapı hizmetini başarı ile sunan BimSA, eğitimli ve gelişmeleri yakından takip eden SAP HANA danışmanları ile müşterilerinin SAP sistemlerine hız katıyor, sahip oldukları büyük veri kümelerine yönelik analitik içerikli çözümler ile güçlü raporlar sağlıyor.

Günümüzde CXO’ların sık karşılaştığı sorunlardan en başında karmaşıklık geliyor. Finansal ve operasyonel anlamda sahip oldukları bütün bilgiler ve veriler ışığında, sorumlu oldukları şirketleri adına doğru ve stratejik kararlar almaları gerekiyor. Bunu yaparken de hızlı olmak ve rekabette öne geçmek önem kazanıyor.

Şirketler, 90’lı yıllarda bilgi sistemleri alanında ciddi çalışmalar ve yatırımlar gerçekleştirdiler. Ancak giderek artan veri hacmiyle gündeme gelen Büyük Veri kavramı doğrultusunda artık analitik çözümler sunmak ve karar destek birimlerine ve karar vericilere hızlı sonuçlar vermek gerekiyor.

SAP HANA klasik veritabanından farklı olarak disk tabanlı değil, bellek içi bir veritabanıdır. Bu da veriyi çok hızlı şekilde okuyarak dönüş sağlamasına olanak tanıyor. Satır ve sütun bazlı veriyi tarama ve tutma özelliği ile klasik veritabanlarından farklı bir konumda bulunuyor. Bu sayede ara katman, data martlar ve diğer entegratörlere çok fazla ihtiyaç duymadan veritabanının bakım ve operasyonel maliyetlerini düşürmeyi sağlıyor. Karmaşık ve büyük veri kümelerinden veriyi almak, bunu anlamlı hale getirmek ciddi bir zaman ve çalışma eforu gerektiriyor. Bu nedenle raporlama sistemlerini çok fazla yormamak adına, geçmişe dönük veri üzerinden raporlamalar yapılıyor. SAP HANA ile aşılan performans sorunu sayesinde Real-Time raporlamalar yapılabiliyor, iş süreçlerini daha doğru şekilde izleyip, yorumlama olanağı sunuluyor. SAP HANA Cloud Platformu ile de kaynak ve raporlama sistemlerine her ortamda (web, mobil) erişim sağlamak, gerçek veri yapılarına rahatça ve her ortamda ulaşmak mümkün oluyor.

SAP’nin HANA için belirlediği üç temel adımla iş süreçleri hızlanıyor (Accelerate), karmaşık yapılar analitik çözümler ile basitleştiriliyor (Simplify), etkin ve görsel uygulamaları destekleyen yapısı ile hem iç hem de dış süreçlerde yenilikçi uygulamalarla müşterilerin yenilikçi olması sağlanıyor. (Innovate)

 

Sektörden Haberler

3D yazıcılar ev yapmaya mı başlayacak?

3D yazıcılar teknolojiden sağlığa kadar hayatımızın her alanında büyük değişimler yaratıyor. Bu değişimin fiziksel olarak da “en büyüklerinden” biri için ilk adım atıldı. Dünyanın en büyük delta 3 boyutlu yazıcısı Big Delta, 2 metreyi aşan yükseklikte bir evin yapımına başladı. Minimum enerji ve yerel malzemeleri kullanarak bitirme hedefiyle yola çıkan Big Delta projesini tamamladığında bir ilke imza atmanın ötesinde, doğal felaketler sonrası düşük maliyetle yüksek hızda yaşanabilir alanlar oluşturabilme konusunda da umut verecek.


5G için imzalar atıldı

Türkiye ile Japonya, 5G başta olmak üzere bilgi teknolojileri ve iletişim alanında kapsamlı bir işbirliğine ilişkin ortak bildiri metnine imza attı. Bildiri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan ve Japonya İçişleri ve Haberleşme Bakan Yardımcısı Yasou Sakamoto tarafından imzalandı. Bildiri kapsamında 5G başta olmak üzere çeşitli teknolojik konularda bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunulması ve iki ülkenin özel sektör ilişkilerinin güçlendirilmesi öngörülüyor.


İnternet erişimi dünyanın yarısından fazlası için bir lüks

Birleşmiş Milletler Genişbant Komisyonu'nun (United Nations Broadband Commission) raporuna göre dünya nüfusunun yüzde 57'si, yani 4,2 milyar insan internet erişimine sahip değil. Gelişmiş ülkelerde nüfusa oranla internet erişimi ortalama yüzde 80'lere ulaşıyor, fakat geri kalmış bölgelerde bu oran yüzde 6,7'ye kadar düşüyor. 2021 yılında dünya nüfusunun yüzde 60'ının internete bağlanacağı tahmin ediliyor.

Kitap Önerisi

Yeterlilik, yetenek, beceri, yetkinlik… Hepsi aynı şey değil!

İş ve İnsan Kaynakları dünyasında "yetenek, beceri, yetkinlik, yeterlilik" kavramları birbirinin aynı gibi algılanıyor çoğu zaman. Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Görevlisi Nuray Turan bu terimlerin etimolojik ve çalışma yaşamı temelindeki tanım ve içeriklerini, “Çalışma Yaşamında Yetenek, Beceri, Yetkinlik, Yeterlilik” adlı kitapta ele alarak kavramsal ayrıştırma çalışması yapıyor. Bu yönüyle kitap, bu alanda çalışma yaşamında bahsi geçen kavramların ayrıştırılmasına yönelik ilk kaynak kitap olma özelliğini taşıyor.
 

Nuray Turan

Çalışma Yaşamında Yetenek, Beceri, Yetkinlik, Yeterlilik

Nobel Akademik Yayıncılık

İstanbul, 2015
 

Röportaj

Nuray Turan: “Yetenek yönetimini bir yapboz olarak düşünürsek, 32.256 parçada bir eksik de, 4 parçada bir eksik de aynı sonucu doğuracaktır.  ”

“Beceri, yetenek, yetkinlik, yeterlilik” kavramları iş dünyasında ve elbette özellikle de İnsan Kaynakları alanında birbirinin muadili sözcükler gibi kullanılıyor çoğu zaman. Oysa teorik anlamda bu kavramlar arasında önemli farklar bulunuyor. Bu farkların kuram düzeyinde kavranması ise sadece akademik dünyada değil, iş dünyasında da taşların yerine oturmasına yardımcı olacaktır kuşkusuz. Dokuz Eylül Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Yönetim ve Çalışma Psikolojisi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Nuray Turan da bu hedef doğrultusunda yazdığı “Çalışma Yaşamında Yetenek, Beceri, Yetkinlik, Yeterlilik” adlı kitapla bu anlamda Türkiye’de bir “ilk”e imza attı. 2011 yılından bu yana Dokuz Eylül Üniversitesi’nde görev yapan Turan, 2009 yılında Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nden mezun oldu. İnsan Kaynakları alanında yüksek lisans yapan Nuray Turan halen Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanında doktora öğrenimine devam ediyor. Temel çalışma alanları insan kaynakları, insan kaynakları ve uygulamaları, çalışma yaşamında “yetenek” olan Turan, “çalışma”ya hayatımıza entegre ettiğimiz eğlenceli, dinamik ve verimli bir aktivite olarak bakıyor; “çalışırken eğlenme, eğlenirken çalışma; çalışırken gezme, gezerken çalışma” düşüncesini uyguluyor.

Lisans öğreniminizin başladığı ve şu an doktora programında olduğunuz “Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü”nü ve İnsan Kaynakları alanı ile ilişkisini kısaca anlatabilir misiniz?

Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (Ç.E.E.İ) Bölümü; çalışma hayatının psikolojik,  sosyal, ekonomik ve hukuki boyutlarını ele alan lisans düzeyinde bir programdır. Aynı zamanda bölümümüz kapsamında “Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Tezli Yüksek Lisans ve Doktora Programları da bulunuyor.

Bölüm kapsamında işçi-işveren ilişkilerinde yönetimin ve çalışma hayatının psikolojik ve sosyolojik yönleri incelenmekte; sosyal politika, istihdam, milli gelir, insan kaynakları uygulamaları, ücret ve maaş, iş hukuku, sosyal güvenlik, toplu pazarlık, verimlilik, işçi sağlığı ve iş güvenliği, işgücü planlaması gibi konular yer alıyor. Bu konulardaki eğitimlerle mezunlarımızın çalışma yaşamına yönelik önemli kazanımlar elde edebileceğini ve bu kazanımlarıyla iş dünyasında öne çıkan katkılarının olduğunu söyleyebiliriz.

Bölümümüzün İnsan Kaynakları ile ilişkisine gelince; zaten bölümümüz kapsamında Tezli ve Tezsiz İnsan Kaynakları ile İstihdam ve Kariyer Danışmanlığı Tezsiz Yüksek Lisans programları bulunuyor. Diğer bir deyişle, İnsan Kaynakları alanında bilimsel araştırmalara büyük önem veriliyor. Bu araştırmalarda, makro ve mikro düzeyde İnsan Kaynaklarının ülke kalkınmasına olan katkısı göz önünde bulunduruluyor. Çalışma yaşamında, tüm kamu ve özel sektör kuruluşlarının İnsan Kaynakları (Personel-Endüstri İlişkileri) departmanlarında çalışabilme; İşçi ve İşveren Sendikalarında “Toplu Sözleşme Uzmanı” olarak da istihdam olanakları bulunuyor. SGK, Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik kuruluşları ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı teşkilatında müfettiş, uzman ya da ateşe olarak görev alabilecek niteliklere sahip mezunlar da yetişiyor. Tabii bu alanlarla ilgili olarak İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Tezsiz Yüksek Lisans programı da mevcuttur. Özel sigorta şirketlerinde, İş ve İşçi Bulma Kurumu başta olmak üzere istihdam danışmanlığı hizmeti veren tüm kuruluşlarda çalışabilecek nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi üzerinde önemle duruluyor.

İK’da en güncel ve kritik kavramlar olarak “Yetenek, beceri, yetkinlik ve yeterlilik” arasındaki fark nedir?

Tüm bu kavramların özünde yer alan ana kavram “yetenek” iken, “yetenek ile beceri” ve “yetkinlik ile yeterlilik” birbiri yerine en çok kullanılan kavramlar olarak karşımıza çıkıyor. Nihayetinde, bu dört kavram arasında çok ince ama çok da önemli farklılık noktaları mevcuttur bana göre.

Öncelikle, yetenek doğuştan olma özelliğine sahiptir ve “bilgi, kişilik, nitelik, öğrenilebilirlik ve geliştirilebilirlik, deneyim” gibi kavramlarla desteklenir. Beceri, doğuştan olan niteliklerin yanı sıra daha çok “öğrenilebilme”, “geliştirilebilme” ve “uygulayabilirliğe/uygulanabilirliğe” dayanır. Yetkinlik kavramında “davranışsal özellikler” ve “ilgili alana hâkimiyet”, “uzmanlık” ve “geliştirilebilirlik” ön plana çıkar. Yeterlilikte ise “somut bir belge (diploma, sertifika vb.) ile “somut çalışma göstergesi olarak çalışma yaşamı ve ilgili işte çalışma süresi” dikkat çeker. “Yetenek-beceri-yetkinlik” birbirinden ayrılmayan hiyerarşik bir düzende ilerlerken; “yeterlilik” her bir kavram için bir çerçeve oluşturmaktadır. Yani, kişiden kişiye değişkenlik gösterebilmekle beraber yeteneğin de, becerinin de, yetkinliğin de bir yeterlilik düzeyi vardır.

Yetenek yönetimi nedir?

Bu soruya iki boyutlu yanıt vermek isterim. İşi yapacak/yapan için ve işe alacak/alan için ayrı ayrı tanımı olduğunu düşünüyorum.

Birincisi; çalışacak/çalışan kişinin kendini iyi tanıyıp güçlü ve zayıf yönlerini görerek, elde ettiği birikimlerini (bilgi, beceri, yetkinlik, kişisel gelişim gibi özellikleri) çalışacağı/çalıştığı alana yansıtabilmesine olanak sağlayan, elindeki oto-kontrolü ifade eden “bireysel yetenek yönetimi”dir. İkincisi; işe alacak/alan açısından karşısındaki adayın/çalışanın potansiyelini görebilme ve bu potansiyeli (bilgi, beceri, yetkinlik, kişisel gelişim gibi birtakım özellikler) açığa çıkarabilme yetisi anlamına gelen “İK yetenek yönetimi”dir.

Kısacası yetenek yönetimi, aday/çalışan ve işe alacak/alan tarafından karşılıklı ilerleyen süreçtir. Her iki tarafın da ilgili alanda beklenti ve ihtiyaçlarının örtüşmesi esastır. İki tarafın da ortak misyonu, işin profesyonelce tamamlanmasıdır. Şöyle bir metafor kullanarak somutlaştırmak isterim: Bildiğim kadarıyla dünyanın en büyük yapbozu 32.256 parçadan oluşmaktadır; en küçük yapboz ise 4 parçaya kadar düşebilmektedir. Ancak ikisinde de bir eksik parça, başka bir yapbozun parçasıyla tamamlanamaz. Yani 32.256 parçada bir eksik de, 4 parçada bir eksik de aynı sonucu doğuracaktır. Öyleyse yetenek yönetimi; çalışma yaşamında doğru yer ve zamanda yapbozun tamamlanmasıdır diyebilirim. 

Yetenek yönetiminin kritik unsurları nelerdir?

Bana göre “yetenek yönetimi”nin kritik unsurları genel olarak; İK uygulamaları-planlaması, iş analizi ve tanımları, çalışan bulma ve seçme, eğitim yönetimi ve kariyer geliştirme, performans değerlendirme, iş değerlemesi ve ücret yönetimi, endüstri ilişkileri, iş sağlığı ve güvenliği, bürokratik işlemler ve bilgi sistemleridir. Bunlar, sürecin her bir adımında doğru tespitlerin yapılabilmesini sağlayan yetkinlikleridir.

İK yöneticilerinin karşılaştığı en temel zorluklar nelerdir?

Gözlem ve araştırmalarıma göre bir İK yöneticisinin karşılaştığı en temel zorluklar, işe alma sürecinde donanımlı çalışan seçebilmek ve işe aldıktan sonra bu çalışanı elde tutabilmektir. Bu iki temel zorluktan en zoru ise donanım sahibi çalışanı elde tutabilmektir. Çünkü iş başvurusunda bulunan adayın, ilgili alanda yeterli niteliğe sahip olduğundan emin olması ile işe alındıktan sonra organizasyondan kariyerine yönelik beklentileri arasında doğru bir orantı vardır. Bu beklentileri karşılandığı ölçüde organizasyon içinde yeteneklerini daha doğru yerde sergileme isteğine sahip olacaktır. Organizasyonlar çalışandan hem kuruma hem de işe bağlılık beklerken; günümüzde çalışanlar sadece işe bağlılığa odaklandıkları için sektörde diğer kurumlardaki kariyer fırsatlarını da değerlendirmek isteyecektir. Bence İK yöneticilerinin, çalışacak olanda/çalışanda “kurumsal bağlılık” ve “işe bağlılık” konusundaki tutumlarını çok iyi analiz etmeleri gerekmektedir.

Bu zorlukları aşmada teknolojik çözümler rol oynayabilir mi?

Elbette teknoloji kullanımı, her alanda olduğu gibi İK uygulamalarında da kolaylaştırıcı bir niteliğe sahiptir. Örneğin, işe alım süreçlerinde iş başvurularının online yapılabilirliği, mülakatların video konferans şeklinde yapılabilme olanağı organizasyonlar için aday havuzunun daha geniş olmasına olanak vermektedir. Aynı zamanda, zaman maliyeti açısından oldukça tasarruflu olduğunu söyleyebilirim.

Çalışanların elde tutulabilmesi için de organizasyonların teknolojik altyapılarının ve çalışana sunulan olanakların etkili olduğunu düşünüyorum. Örneğin, bir İK sorumlusu/yetkilisi/uzmanı için İK uygulamalarında kullanabilecek bordro sistemlerinin ya da İK modüllerinin (personelin iş başvuru sürecinden özlük işlerine kadar olan süreçte İK uygulamalarının dosyalanma kolaylığının sağlanması gibi) organizasyonun elinde olması önemlidir.

İK ekiplerinin bilgi teknolojilerine bakışı hakkında neler söylersiniz?

Burada İK ekiplerinin yaş ortalamalarının ve kuşak farklılıklarının önemli olduğunu düşünüyorum. Baby Boomer, X, Y, Z kuşaklarının iş yaşamı içinde pek çok kez konuşulduğu biliniyor. Şu an için Baby Boomer kuşağı bir İK uzmanın yanında çalışan bir Y kuşağı İK çalışanının birbirini teknolojik bilgi ve yetkinlikler konusunda tamamlayıcı olduklarını düşünüyorum. Temel olarak her iki kişinin “öğrenmeye” açıklığı ve değişimi kabullenme ve değişime açıklıkları, değişime toleransı önemlidir. Örneğin, bir İK yazılım programını öğrenmek, İK uygulamalarında kullanılması gereken bilişim teknolojilerine bağlı birtakım sistem ve programların organizasyonlarda kullanılması güncel İK uygulamaları için kaçınılmazdır. Bu ortama adapte olma ve yeniliğe açıklık, İK uygulamalarında başarı sağlayan teknolojik unsurlardır.

Bimsa'dan Haberler

BimSA, Türkiye’nin en hızlı büyüyen 50 teknoloji şirketi arasında

BimSA, Deloitte Technology Fast50 Programı’nın sonuçlarına göre Türkiye’nin en hızlı büyüyen 50 teknoloji şirketinden biri oldu. Deloitte Türkiye Technology Fast50 Programı ile son beş yılda net satış gelirlerini en hızlı artıran 50 teknoloji şirketi belirleniyor. BimSA bu başarısıyla, Türkiye’nin de içerisinde yer aldığı EMEA’nın en hızlı büyüyen 500 teknoloji şirketinin belirlendiği Deloitte Teknoloji Fast500 EMEA Programı’na girmeye de otomatik olarak hak kazandı. 

BimSA’nın Türkiye’nin en hızlı büyüyen 50 teknoloji şirketinden biri olmasını değerlendiren BimSA Genel Müdürü Tunç Taşman, “BimSA bugünlere vizyoner, yenilikçi, araştırmacı yöneticileri, çalışanları ve iş ortakları ile birlikte geldi. Bilişime gönül vererek bizleri bugünlere taşıyan tüm ekibimize teşekkür ediyorum. Dijital ve fiziksel endüstri aynı anda ve hızla büyüyor. Sabancı Grubu şirketlerinin bugüne kadar ürettikleri toplam veri 2,5 PetaByte’a ulaştı, üretilen veri miktarı her yıl yüzde 25 artıyor. BimSA olarak hem yatırımlarımız hem de çalışanlarımız ile Türkiye’nin dijitalleşmesine katkıda bulunuyoruz. Günümüz teknolojik gelişmeleri doğrultusunda yeni iş alanlarına yatırım yapıyor, mühendislerimizin yazdığı çözümlerle gelişiyor; müşteri ve gelir anlamında büyüyoruz. İş çözümlerinde güvenilir iş ortağı olma misyonumuz ile müşterilerimizin hızla değişen ekonomik hayata dijitalleşerek daha hızlı adapte olmalarını sağlıyoruz.” dedi.


Siber Farkındalık Ayı’nda ödüllü yarışma

ABD ve Avrupa Birliği üye ülkeleri ile birlikte Türkiye'de de Ekim ayı, “Siber Farkındalık Ayı” oldu. Bu bağlamda, BimSA’nın sponsorluğunda, Lostar tarafından üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen “Siber Güvenlik Farkındalığı Yarışması”nda da geri sayım başladı. Kısa film, slogan, afiş ve broşür dallarındaki çalışmaların değerlendirileceği yarışmada başvurular 31 Ekim tarihine kadar devam edecek. Başvurular, www.guvenlikyarismasi.com adresinden alınacak.

Yarışmada, birinciye 5.000 TL, ikinciye 3.000 TL, üçüncüye ise 1.000 TL ödül verilecek. İlk 3 dışındaki yarışmacıları ise 250’şer liralık hediye çeki bekliyor. Yarışmayı takip etmek ve oy vermek için twitter’da #siberfarkindalik ve facebook’ta /guvenlikyarismasi (https://goo.gl/7IdwvG) sayfaları takip edilebilir.

Öte yandan BimSA, 500’den fazla kişi çalıştıran şirketlerin CIO’larına yönelik düzenlediği anket ile teknoloji gündemini araştırdı. Ankete katılan 100 CIO, en kritik IT uygulaması olarak ‘kurumsal kaynak planlaması’nı (ERP) seçerken kendilerini en çok korkutan konunun yüzde 54 oranla veri kaybı olduğunu belirttiler. ERP sorunları yüzde 49 ile ikinci sırada, siber saldırı yüzde 42 ile üçüncü sırada yer alıyor. Yatırım önceliklerinde ilk sırada yüzde 41,3 oranı ile veri güvenliği geliyor. Yatırımda ikinci sırada yüzde 33,3 ile kurumsal kaynak planlamasında yapacakları geliştirmeler, üçüncü sırada yüzde 26,7 ile büyük veri analizi geliyor.


2015'te 250 milyon e-fatura kesilecek
  
BimSA Genel Müdürü Tunç Taşman, Vergi Usul Kanunu'nda e-Defter, e-Fatura gibi uygulamalardan daha etkin şekilde faydalanmak ve benzer uygulamalar geliştirmek amacıyla birçok maddenin, elektronik yöntem ve uygulamalara imkan sağlayacak şekilde yeniden yazılmasını değerlendirdi.

Tunç Taşman konuyla ilgili olarak şunları ifade etti: “Dijitalleşme, içinde yaşadığımız dünyanın kurallarını hızla değiştiriyor. Bu hızlı değişime uyum sağlayanlar yaşamaya ve ilerlemeye devam ederken, dijitalleşme sürecinin gerisinde kalanlar elenmeye veya gerilerde kalmaya mahkûm oluyor. Dijitalleşmenin getirdiği yeni araçlardan biri de e-Fatura. e-Fatura ondan yararlanmayı bilen işletmelere büyük değer katacak. Vergi kaybını önlemek için uygulamaya konulan e-faturanın ilk senesinde entegratör hizmeti veren BimSA’nın sunduğu Edoksis yazılımı ile 2014 yılında  toplam 3.100.000 adet e-fatura kesildi. e-Fatura'ya geçiş yapan 20 bin şirkette, aylık 10 milyona yakın fatura ele alınıyor. Maliye Bakanlığı raporuna göre 2015'te e-Fatura ve e-Arşiv ile sistemde 250 milyon elektronik fatura dolaşacak. 250 milyon e-fatura, şirketlerin ekonomisine 500 milyon liraya yakın tasarruf olarak geri dönecek. Zorunluluk kapsamında olmamasına karşın dileyen mükellefler de gerekli teknik altyapıyı kurmak ve Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan izin almak kaydıyla diledikleri zaman e-Defter ve/veya e-Fatura uygulamasına geçebiliyorlar. İşletmeler, maliye otoritesince getirilen zorunluluk kapsamında olup olmadıklarına bakmaksızın önemli maliyet avantajları sağlaması nedeniyle bu uygulamalara geçmeye gönüllü olacaklar.”

Vergi sisteminin elektronik sürecinin geliştirilmesi ve günümüz koşullarına daha duyarlı hale getirilmesinin zaruri bir hal aldığına dikkat çeken BimSA Genel Müdürü Tunç Taşman, “Dijitalleşme çağında doğru yazılımlarla kayıtların elektronik ortamda tutulması ve aktarılması ile işletmeler zamandan ve işletme giderlerinden tasarruf ediyorlar. Dijital arşivleme (e-Arşiv) sayesinde dosyaların arasında kaybolmuyorlar, istedikleri zaman eski faturalarınıza çok rahat ulaşabiliyorlar. Hızla değişen ekonomik hayata daha hızlı adapte olmayı sağlayacak olan bu düzenlemelerle etkin bir mali kontrol de sağlanabiliyor,” diye ekledi.


BimSA e-Arşiv ile geleceğinizi güvence altına alın

2016 Ocak ayından itibaren 2014 yılı bilançosu 5 milyon TL ve üzeri olan ve internet üzerinden satış yapan mükelleflere zorunlu olacak e-Arşiv’e geçiş için 3 ay kaldı. BimSA Grup Satış Müdürü Coşkun Gündoğdu, e-Arşiv Fatura hizmetinin işletmelere fatura oluşturma, saklama ve erişme konularında işgücü, zaman ve kaynak tasarrufu sağlayabileceğine dikkat çekerek, “Milyonlarca kâğıt faturanın elektronik ortamda saklanması, faturaları fiziki olarak arşivlemekten kurtarıyor. Faturalama süreçleri doğayla dost bir şekilde düzenleniyor. e-Arşiv Fatura hizmeti, tüketiciler nezdinde de önemli kolaylıklar sunuyor. Tüketiciler alışveriş yaptıklarında, faturaları cep telefonlarına veya e-posta adreslerine gönderilebiliyor. Söz konusu faturalar yasal geçerli bir belge olarak saklanabiliyor. Aynı zamanda kredi kartı satış bilgileri, e-arşiv faturası ile eşleştirilebiliyor,” dedi.

BimSA Grup Satış Müdürü Coşkun Gündoğdu, bu alanda önemli yatırımlara sahip, özel entegratör konumunda olan BimSA’nın öne çıkan noktalarını ise şu şekilde özetledi: “Birçok rakibinden farklı olarak BimSA, özel entegratör firma olduğu için e-Arşiv hizmetinde 10 yıl fatura saklamayı garanti ediyor. Özellikle, e-Arşiv’e konu içeriğin kurumsal bilgi olmasından dolayı e-arşivde güvenilir bir firmadan hizmet almak çok önemli. Bu bakış açısıyla BimSA’nın e-arşivde uygulama geliştirme, işletim ve operasyon hizmetlerinin hepsinin tek sahibi olarak hizmet veren güvenilir bir firma olduğunu vurgulamak gerekir. BimSA, tüm ERP’lerle sorunsuz entegre edilebilen ve 600 m/yıl adet kapasiteye sahip altyapısı ile tüm müşterilerine aktivasyon ücreti almadan e-arşiv hizmeti veriyor. Ek olarak sistem, müşterilerimize kendi portallerinden e-arşiv faturalarını kontrol etme imkanı da tanıyor. e-Arşiv mail hizmeti gibi katma değerli hizmetler sunuyorr. BimSA bu özellikleri ile Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yetkilendirilen özel entegratör firmalar arasında bir adım önde bulunuyor.”


BimSA web sitesi yenilendi

BimSA, kreatif çalışmaları kapsamında web sitesini yeniledi. Kullanıcı dostu arayüzü ile BimSA hizmetlerini, ürünlerini ve kapsamlarını detaylı bir şekilde sunan menüleri ile BimSA’nın yenilenen web sitesi yayına girdi.

BimSA’nın kurumsal kimliğine uygun, modern, yenilikçi ve son teknolojilerden yararlanarak Gricreative işbirliği ile yenilediği web sitesinde hizmetlerine dair tüm bilgiler yer alıyor. Ayrıca, gizli menü yöntemi ile hem kullanıcılar aradıklarına kolayca erişebiliyor hem de ürünler öne plana çıkıyor. Aynı zamanda kurumsal renkler de ana sayfada kullanılarak siteye eğlenceli bir görünüm kazandırıldı. Site, mobil kullanıcıların rahatça kullanabilmesi için kullanıcı dostu deneyim sunan responsive yapıda kurgulandı.

“İş çözümlerinde güvenilir iş ortağı olmak" misyonu ile bugün ve yarının iş teknolojileri alanında müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanan BimSA’nın yenilenen web sitesi iş dünyasında da beğeni ile karşılandı. Yenilenen web sitesinde BimSA e-bültenine de üye olmak mümkün.